Kant’a göre aydınlanma bireyin kendi iradesi ile girdiği konfor alanından ve tembelliğinden sıyrılabilmesine bağlıdır. Konfor alanı ve tembellikten kasıt, bireyin yerine düşünen üst akıllara tam teslimiyet sonucu hiçbir irade göstermeden yaşam biçiminin şekillendirilmiş olması ve bireyin bu durumdan memnun olmasıdır. Kurallar ile yaşamak daha kolaydır. Doğru olanı aramak ve bu uğurda hareket etmek ise oldukça güçtür. Bu harekete dair kaslar daha önce kullanılmadığı için ilk aşamalarda tökezlemek kaçınılmazdır.
Bireyin tek başına iradesini eline alması, toplumsal aydınlanma için yeterli olmaz. Bağımsız düşünebilen öncülere karşı teslim olunan otorite korku iklimini oluşturur. Bu denklemde aklın kamusal kullanımı (toplum için entelektüel eleştiri) ile birlikte aydınlanma bağımsız düşünebilen insanların çoğalmasıyla yavaş yavaş sağlanabilir.
Kant’a göre ifade özgürlüğü görevleri yerine getirmeye engel olmamalıdır. Sınırları belirlenmelidir. Örneğin bir subay görevde “aklın özel kullanımı”(sorgulamadan itaat etmek) halindedir. Görev dışında ise bu alanda itiraz edebilmeli, farklı düşüncelerini aktarabilmeli ve bu düşünceler için cezalandırılmamalıdır.
Dogmatik dini düşüncelerin de toplumun aydınlanmasında olumsuz etkileri olduğunu aktaran Kant, değişmez dinsel öğretilerin ilerlemeye ket vuracağını hatırlatır. Aklın kamusal ve özel kullanımının gerekliliğinin papazlar için de geçerli olduğunu vurgular.
Aydınlanma bir günde yapılan devrimler ile sağlanamaz. Devrim ile yapılan değişiklikler, kıyafet değiştirmeye benzediği için yüzeysel kalır: Kıyafet değişse de içindeki kişi yine aynıdır. Gerçek değişim ve gelişim ise zaman gerektiren bir süreçtir.
Özetle, Kant’a göre aydınlanma bireyin kiradaki aklını ve benliğini teslim alması ile başlar. Birey aklı ile toplumun yararına düşünmeye başlar, ilk aşamada bu süreç sancılı olur. Birey aklını kullanırken kamusal düzeni bozmamalıdır. Bununla birlikte düşüncelerini özgürce ifade edebilmelidir. Zaman içerisinde bu düşüncelere izin veren ve cezalandırmayan yönetim, düşünce havuzundan gelişime yönelik doğru olanları alır, sindirir ve zamanla aydınlanmış bir toplum oluşur.
Immanuel Kant, Felsefe Yazıları Türkçesi: Nejat Bozkurt, Remzi Yayınları.