Çocukların en temel ihtiyaçları: Sevilmek. Değer görmek. Fark edilmek.
Şiirde tam olarak bu ihtiyaçları babası tarafından karşılanmayan çocuğun fiziksel küçüklüğünün ötesinde çok daha derin bir yerden, benliğinin yok sayılması ile babanın nasıl ulaşılmaz bir dev halini aldığını görüyoruz.
Ebeveynler, bebeklik döneminden itibaren çocukların kendilerini teslim ettikleri, koşulsuz bir sevgi ile bağlandıkları ve ne olursa olsun görülmek için çabaladıkları yegane insanlar. Babasının ihmalinin farkında olsa da yılmayan çocuk, hasta olmayı bile babasının ilgisine ulaşmak için bir fırsat olarak görüyor. Çocuğun en temel ihtiyacı olan sevgi, hastalığının ızdırabının bile önüne geçiyor.
Çocukluğu boyunca bir deve ulaşmaya çalışan çocuğun, yetişkinliğe adım atıp başka türlü sevgilere, aşklara yelken açtığında ise bu yoksunluğunun derin izleri ortaya çıkacaktır.
Benliği fark edilmemiş ve beslenmemiş çocuk;
-Belki hayatı boyunca sadece fark edilmeye çalışacak. Devlerin peşinden koşulsuz şartsız koşacak, karşılaştığı en ufak sevgi kırıntısına karşı tüm varlığını adayacak.
-Belki de şüphe duyup herkesten uzaklaşacak. Sevdikleri tarafından daima zarar göreceğini düşünecek. En acısı, gerçek bir sevgi ile karşılaştığında bile bu güvensizlik yüzünden karşısındakini sınayacak. Yıllarca süren o koşuda fark edilme arzusu ile aldığı nefesler sonucu haddinden fazla genişlemiş ciğerlerini, oluşan şemaları değişmeden kimse dolduramayacak.
""Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Bilmezdi ki oturduğumuz semti
Geldi mi de gidici-hep, hep acele işi! -
Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi
Atlastan bakardım nereye gitti
Öyle öyle ezberledim gurbeti
Sevinçten uçardım hasta oldum mu
40'ı geçerse ateş, çağrırlar İstanbul'a
Bir helalleşmek ister elbet, diğ'mi, oğluyla!
Tifoyken başardım bu aşk oyununu
Ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu
En son teftişine çıkana değin
Koştururken ardından o uçmaktaki devin
Daha başka tür aşklar, geniş sevdalar için
Açıldı nefesim, fikrim, canevim
Hayatta ben en çok babamı sevdim.""
Can Yücel [Eski Milli Eğitim Bakanı (1938-1946) Hasan Ali Yücel'e değil, babasına ithafen...]